27 Aralık 2016 Salı

Yeni bir yıla MERHABA!

2016 yılının bitmesine sayılı günler kaldı.Ülkemiz açısından hiç de iç açıcı günler yaşamadık.Eskilerin ''Ahh ahh siz bizim zamanımızda yaşasaydınız'' sözünü aratmayacak kötü şeyler yaşadık.Yaşadık demek de doğru olmaz.Tanık olduk..Gerçek acıyı bir çok ana baba yaşadı.Biz onların acılarını anlamaya çalıştık,yüreğimizle hissetmeye çalıştık..Bu bile ağır geldi çoğu zaman..Haberleri izlerken içimiz dayanmadı,televizyon kanalını değiştirmek de bulduk çareyi..15 Temmuz'lara uyandık korkuyla..Uzakta da olsak tabi ki endişelendik sevdiklerimiz için..Korktuk..Çok kan,çok acı gördük..Ülkemiz için felaketlerle dolu bir terör yılı oldu 2016..İnşallah 2017 yılı bu mevsimde yağan bembeyaz karlar gibi temiz sayfalar açar,güzel günler getirir ülkemize..

Hepimiz ayrı ayrı yaşadık koca bir yılı..
Tüketmek üzereyiz. Acısıyla,tatlısıyla,sevinciyle,hüznüyle..Unutamadığımız anlarımız da oldu,mutluluktan gözyaşı akıttığımız zamanlarımız da..Bazen üzerimize yıkıldı dünya,kapkara bulutlarla kapandı..Beklemediğimiz şeyler yaşadık..Bazen şeytana uyduk,insanları kınadık,en çok da kınadıklarımız geldi başımıza..Her şey bizim için..Alın yazımıza mahkum da olduk,değiştirmek için çaba da sarf ettik..Yine de hayat devam etti..Her gün yeniden gün başladı..Yeniden sarıldık hayata..Sevinçten boynuna sarıldıklarımız da oldu,kalbini kırdıklarımız da..Bazen kahkahalar atıp kendimize hakim olamadığımız anlar da,pişmanlık duyduğumuz zamanlar da..Bitmesini istemediğimiz kısacık bir günü de yaşadık,ne uzun günmüş kardeşim diye hayıflandığımız zamanlar da..Her şey insanoğlu için..Her günü ayrı mevsim.Kışı,yazı,baharı yaşadık hepimiz ayrı ayrı..Koskoca yılı tükettik işte sonunda..

Yıl sona ererken ömrümüzden ömür tüketiyoruz aynı zamanda..Her gün bir adım daha..Kabul edelim ki her yıl biraz daha olgunlaşıyoruz.Büyüyoruz...Maalesef ülkemizde hepimiz biliyoruz ki ölümün de zamanı yok..O zaman yeni yılda geçen günlerimizin kıymetini daha iyi bilelim..Sevdiğimiz şeyler için daha çok zaman ayıralım kendimize..Sevdiklerimizi mutlu etmeye daha gayret gösterelim..Güzel günleri kendimiz yaratalım..Mutlu insanlar olursak çevremizdeki insanları da daha mutlu ederiz,daha çekilir bir hayatımız olur..Affetmeyi,özür dilemeyi öğrenelim..Sevdiklerimize çekinmeden ''Seni Seviyorum'' diyebilelim..Daha çok sarılalım birbirimize ve hayata..

Geçen gün aklıma bir hikaye gelmişti..Daha önce öğrencilerime de okuduğum..Burada da paylaşıp konuyu bağlamak istiyorum..Yeni bir yıla sevdiklerimizle kırgın girmeyelim..Aile içi kırgınlıklar hele en tehlikelisi..Arkadaşlarımız,dostlarımız kim varsa gönlünü almak istediğimiz affedelim..Bütün olumsuz duygulardan arınıp girelim yeni bir yıla..Yepyeni bir yıl olsun..Diğerlerine benzemeyen muhteşem bir yıl geçirelim..Bakınız kısa hikayemiz de şöyle diyor,

Affetmek ile ilgili bir hikaye
Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklife bulunur:
“Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?’
Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler.
“O zaman” der öğretmen :  “Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin”
Öğrenciler bunu da yaparlar.
“Şimdi yarınki ödevlerinize hazır olun.Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!”
Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdı.
Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:
“Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını patatesin üzerine yazıp torbaya koyun.”
Bazı öğrenciler üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzını kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine:
“Peki şimdi ne olacak?” der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:
“Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız.Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde hep yanınızda olacaktır.’         
Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar:
“Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.”
“Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, hem yorulduk.”
Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:
“Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir iyilik olarak düşünüyoruz. Halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir..

2017 yılı hepimize sağlık,mutluluk,huzur ve bereket getirsin..Yüzlerimizden tebessümün eksik olmadığı bir yıl olsun.Ülkemiz daha yaşanılır hale gelsin.Çocuklarımız, çocukluklarını en güzel şekilde yaşasınlar,yaşatalım..Sevdiklerimizle hep yan yana kalalım..Ellerini hiç bırakmayalım..
Yeni bir yıla hep beraber merhaba diyelim..Hoşgeldin 2017..


Not: Yazı düzenine uyuyorum fakat mobil de yazılar kaydırılmış olarak görünüyor..Masaüstü bilgisayarda bu hata yok..Bunun için üzgünüm..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder