1 Eylül 2016 Perşembe

Hayallerle Samandan Oturma Odamiz

Bugün ilk iş günümdü.(seminer de sayılırsa:))Okuldan sonra çocuklari,annemlerin  evinin üst tarafında kalan çamliğa götürdüm.Şubat tatilinde geldiğimizde burada bir kardan adam yapmıştık. Evren ERK, küçük olmasına rağmen unutmamış burayı.Benim çocukluğum da burada oynarken geçti.O zamanlar çam ağaçları daha çoktu.Şimdilerde çikan ufak tefek yangınlarla ve kesimlerle çam ağaçlarının sayisi azalmis aralara da ne buldularsa dikmişler. (ceviz mesela)Küçük bir çocuk parkı ve mangal yerleri eklenmiş.Tabi en önemlisi burası eskisi kadar temiz değil.Kuruyup dökülmüş çam ağacı yapraklarının (Biz onlara hep saman derdik) aralarında artık,  kırılmış şişe parçaları ve bolca sigara izmaritleri var.Akşamları gençlerin uğrak yeri olmuş anlayacağınız.Çamlikta yukarıya doğru biraz yürüdüğünüz de, o zamanlar büyük abiler ve ablalar bizi korkutur orada "kanlı kuyu" var derlerdi. Bugün oraya,benim cocuklarla gittiğimde,çamlıkta oynayan bir  grup çocuk vardı.Yeşil ceviz kırıyordu kızlar. Ayni küçükken benim yaptığım gibi.Ellerimizden çıkmazdı boyası günlerce,kapkara :)Kınalı gibi olurduk. "Sütlü ceviz"tadı çok güzel olur, bilenler vardir elbette.Sonra oturdum,ayni eski günlerdeki ceviz kirdim ben de onlarla :)

Ve sonra çocuklara dönüp hiç burada samandan ev yapıp yapmadıklarını sordum.Önce bir bakıştilar garip garip. İçlerinden biri"Burada saman yokki dedi".Onlara,bizim burada küçükken oynadığımız oyunları anlattım.Kurumuş,dökülmüş çam agacinin yapraklarına saman dedigimizden ve onunla kendimize koltuklar, yataklar odalar yapıp oynadığımız oyunlardan.Hatta yukarıdaki kuyudan bahsettim ;)) "Aa abla o kuyu boş,hiç birşey yok içinde" dedi uyaniklar :))
Sonra,eski günlerdeki gibi hep beraber samandan bir koltuk takimi yapmaya karar verdik,ellerimize kimi zaman batan parçalara rağmen çamlık çocuklarıyla işe koyulduk.Kurumuş,dökülmüş yapraklar az olduğundan büyük boyutlu bir şey yapamasak da onların çok hoşuna gitti.Betondan bir sehpa koyduk ortaya.Çamlık kafe dediler adına da.Bakınız :)



Sonra oturdular koyu bir muhabbete.İçlerinden Batuhan"Ben yatak yapacağım kendime"dedi.Kızlar da başladılar "Abla mutfak yapalım mi?" demeye.Onlar daha büyüteceklerdir evlerini eminim.Hem biz çocuklarla çok eğlendik, hem de onlar yeni bir oyun buldular kendilerine.Ben onlari izlerken çocukluk arkadaslarimi oturttum o samandan koltuklara.Sonra kendimi...Vardir ya o kaliplasmis sözümüz "Hep çocuk kalsaydik keşke"diye icimden gecirdim.Masum, temiz, çikarsiz, sebepsizce her şeye gülen..Kıkırdayan :) Ben kıkırdarmisim hep, oyle derdi komsular.Nasil gulmekse o :) Bir siir vardi şöyle başlayan "Affan Dede'ye para saydim, satti bana çocuklugumu".Maalesef çocuklugumuz geri gelmiyor.O yuzden bizler de çocuklarimiza o kadar titizleniyoruz.Guzel seyler yasasinlar, güzel hatirlasinlar çocukluk gunlerini diye.Her şeyin en güzeli onlar icin..En guzel giysiler, en guzel oyuncaklar, en guzel oyunlar vs..Sadece maddi degil, manevi anlam da da ruhlarini doyurmaya çalışıyoruz. .Neyse cok uzattim.Bugun benim icin güzeldi, özeldi.Yarin  için, o çamlık çocuklarıyla sözleştik.Piknik yapacağız. Bana da "komşu anneee"diye sesleniyorlar :))

Bugünlük benden bu kadar..Daha guzel hatiralar yakalama pesindeyim cocuklarla.Aklimda ağaç kenarlarindaki küçük yuvalardan pehlivan böceği cikarabilir miyiz acaba düşüncesi var :)) 
Görüşmek üzere. ..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder