26 Mayıs 2016 Perşembe

Lohusa Tacı Yapımı

 İlk kez denedim lohusa tacı yapmayı elimdeki az malzeme ile ne çıkar acaba dedim.Birkaç adımda sizler de deneyebilirsiniz.Siyah ince metal bir tac aldım.Kırmızı keçeyi şekilde gördüğünüz gibi biri uzun ve kalın,diğeri de kısa olmak üzere iki şekilde kestim.Kalın parçayı silikonla uçlarından yapıştırark ortadan büzdürdüm.Küçük parçayı da o kısma arkadan sıcak silikonla yapıştırdım.Fiyonk görünümü vermesi için iki küçük parçanın uç kısımlarına üçgensi şekli vererek onu da arka kısımdan yapıştırdım.Son olarak hepsini beyaz tülü önceden yapıştırdığım taca monte ettim.Üç adet farklı boyuttaki incilerle de hoş bir görünüm yakaladık ve bittiii.Hazır işte..







 
Devamını Oku »

Keçeden Denizci,Gemici Kapı Süsü ve Yapımı


Denizci temalı ikinci kapı süsüm olacak.İlkinden biraz farklı objeler ekledim bu kez.Daha önce de söylemiştim burada malzeme bulmak çok kolay değil benim için.Ayrıca yazıcım da Türkiye'de kaldığından  keçe üzerine çizerek yapmıyorum pek.İnternetten şekillere baka baka kesmeye çalışıyorum.İmkanınız varsa sizler çıktı alıp,keçeye çizerek çalışın ki benimkiler gibi acemi işi olmasın..
Nasıl yapmışız bakalım..Öncelikle halkayı ben keçeyle sardım.Bu bir kurdale de olabilir ama biri mat biri parlak renk güzel olmuyor.Keçe keçeyle yakışıyor.Plastik simidi beyaz keçeden kestiğim diktörtgen şeritlerler sararak ve silikonla yapıştırarak sardım.Gerdirerek yaparsanız toplanma problemi pek olmuyor.



Daha sonra denizci temasına uygun olacak şekiller kestim.Tabi bunların içleri silikon elyafla dolacağından çift taraflı olarak kesiyoruz.Dikerken elyaf koyacağımız kadar yer bırakıp içlerini dolduruyoruz.İnşallah makinanız vardır el de dikmek her zaman pratik olmuyor..
Bakınız ben neler seçmişim nasıl yapmısım?

Güneşi küçük bir çay bardağının altı ile çizdim.Yuvarlak halkaları dikerek birbirine içini doldurdum.

                          Yelkenli ve bulutlar..Hepsi dikiliyor ve içleri dolduruluyor.


                                                                        Can simidi :)
                                                           
   Yunus balıkları
 

 

Alt kısmı bu kez dalga olarak tasarladım.Dikerken biraz zor oldu gerçi.Onunda içi dolduktan sonra bütün objelerimizi tek tek silikonla simide yapıştırıyoruz.Ben gemici demirlerinin alt kısmına metral bir zincir kestirmiştim onu kullandım.Değişik bir hava verdi.Son olarak da harflerimizi yapıştırıyoruz.




                                               Evde denemek isteyenlere fikir olsun...








Devamını Oku »

17 Mayıs 2016 Salı

EVLİLİK ÜZERİNE (16 Mayıs'ın Anısına)



Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları
taralı, dişleri fırçalanmış adamı / kadını sevmek kolaydır.
Aslında
aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali
ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla
kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken
bile şefkatle okşayabilmektir.
Buna katlanamayanlar zaten âşık değillerdir.
Bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını
öldürüyor diyebiliriz.
Zira âşıksan, aynı havayı solumak bile zevk
verir. Hep beraber olmak istersin. Banyodan gelen su sesi bile onun evde
olduğunun işaretidir ve huzur verir.
Ütülediğin gömleğin ona ne kadar
çok yakışacağını düşünürsün. Pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini
hayal edersin. Bin tane ayakkabısı varken bin birinciye sahip
olmaktan mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan
vazgeçersin.
Zamanla almaktan çok, bir şeyler vermekten mutluluk duyduğunu
keşfedersin. Eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek,
dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o
kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği
düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir
edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir
evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır.
Bu hayallerle yola
çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından onbin firkete
sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp
“s….m böyle kuaförü” diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey
çatırdamaya başlayacaktır. Evlilik; sadece aşk değildir.
Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik,
ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık
ilişkisidir. Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta
tutamaz.
Âşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde
konyak içip geyik yapamayabilirsiniz. Hala canınız sıkıldığında onu
değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.
Aşk evlilikte gider gelir. Halıya kola döktüğünde aşk biter,
ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur.
O aradaki sinir
evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır. Tahammül
edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık evliliğin yalan
olduğuna inanacaklardır.
Zafer, direnenlerin olur.
(Alıntıdır.)

16 Mayıs  evlilik yıldönümümüzdü..Limanda güzel bir yerdeydik.Her yerde birbirine bağlı minik şirin tekneler vardı..Kimbilir ne fırtınalar atlattılar sonra güvenle limana çekildiler.Evlilik de böyle işte.Kimi zaman fırtınalı kimi zaman bir limanın durgunluğu kadar sakin..
Evlilik terapistlerine göre ilk üç yıl zor ve çok önemli bir virajmış.7.yılın sonunda da böyle önemli bir viraj daha varmış.Çok şükür biz atlattık hepsini.İkisini de geçtik..
Bir gemiyi idare etmek kolay mı?Her zaman kolay olmadı tabi ki.İlk üç yılın ben de tehlikeli bir viraj olduğuna inanıyorum.İnsanlar aynı evde yaşamanın zorluğuna alışırken,bir de çocuk varsa eğer dengeler sarsılıyor.Eğer bu üç yıl atlatılırsa işte o zaman limandaki sakinlik geliyor insanın hayatına.Hatasız,günlük gülistanlık mı hayat?Evetttttt cevabını veren kişilere daha dikkatli düşünmelerini tavsiye ediyorum.Her evde ufak tefek tarışmalar,her evlilikte çatırdamalar yaşanmıştır elbette.Önemli olan tamir edebilmek,o gemiyle yola devam edebilmektir.Onarılacak bir durum varsa eğer.Affedilmeyecek şey yok mu?Bazen olmayabilir.

Bir arkadaşım demişti ki ben tartışmalarımdan sonra gizli gizli ağlarım içime atarım.Onu da yapamam ki ben.Her şeyde olduğu gibi bunda da çok açıksözlüyüm ve çığırtkan :)))Bazen içindekileri dökmeden rahatlayamıyor insan.Herkesin yöntemi farklı.Önemli olan sonucu.Tartışmalarımızdan sonrası.Bir yerlerde okumuştum diyordu ki ne olursa olsun eşler kavgalarından sonra aynı yatakta uyumalılar.Bunu okumadan önce de zaten öyle yapıyordum.Öncelikle yatakları ayırmak zaten başlı başına eşler arasına soğukluğu getirir.Benim içim rahat etmez zaten,yalnız uyuyamam ki :)

Evlilik bir terazi gibi aslında.Azıcık dengeyi kaçirdın mı bir tarafı yere çarpıyor.Dengede durması için de iki tarafın  da çok çaba sarf etmesi gerekiyor.Dürüst olması,tutarlı olması,yalan söylememesi.Fedakarlığı çok katmıyorum işin içine.Olması gereken kadar olsun tabiki ama fazla fedakarlık da iyi değil.O zaman diğeri fedakar olduğu için dürüstlük çıkıyor işin içinden.Bu sefer de mecburiyet girer araya.İki insanı arada tutan mecburiyet olmamalı bence.AŞK ve SEVGİ olmadan nereye kadar gider ki bir evlilik.Gittiği yere kadar cevabını kabul bile etmiyorum.İlk günkü heyecanınızı kaybetmiş olabilirsiniz belki ama o heyecanı yeniden yakalamak mümkün.Birbirine numara yapmanın gereği yok.Hiç kimse ilk günkü gibi değildir.Eğer aradaki saygı ve o ince ayrıntılarınız devam ediyorsa neden aynı heyecanı yakalamaktan uzak olasiniz?
Bu söylediklerim,saydıklarım tabi ömrü bitmemiş ilişkiler için.Etrafımız da ne çok boşanan çift var.Kimisi bir kaç ayda,kimisi bir kaç yılda.Kimisi 20-25 yıl sonra.Bilemiyoruz ki ne kadar sürecek.Herkesin kendine göre sebepleri var.Sevgimiz bitti,beni aldattı,başkasına aşık oldu,eski gibi değil çok değişti.....Neler neler..Duyduklarımız,tanık olduklarımız,ders aldıklarımız.Çocukları için maalesef devam ettirmeye çalışanlar,yaşadıklarını unutmak için çaba sarfedenler,şiddet görenler,saygıyı kaybedenler,yalanı yakalayanlar.Bir gün değil ki bir ömür diyoruz.DİLİYORUZ.Hiç kimseyi ayıplamıyorum ,kınamıyorum,yanlış anlaşılmasın.Her koyun kendi bacağından asılır.Hiçbir zaman  hatalar tek taraflı değildir.Her nedenin bir sonucu olduğu gibi.Mutlaka problem her iki tarafta da vardır, buna inanır,bunu söylerim.
Yazdıkça da yazasım geliyor bu konuda.Bahçedeyim,kamelyada oturuyorum ve eşim işten geldi.Çocuklara bakar mısın dedim şunu bitireyim.Tabi ''Hayatım ''dedi.Çok seviyorum bu seslenişi.Ben mizacımdan mıdır nedir hiç bir zaman böyle seslenemedim.Dakika başı canımmm cicim diye bağırmadım.:)Bu benim sevmiyor olmam anlamına gelmiyor ki.Biz bir gemiyi 8 yıl idare ettik.Karşılıklı anlayışla çözülemeyecek mesele yok.Tabi sizin karakterinize göre.Kimisi her şeyi unutabilir,kimisi minik bir yalana takılı kalabilir.Gemileri yakabilir.Ben gemileri yakanlardan olurum kesin de :)

Ne olursa olsun Allah herkese uzun,mutlu huzurlu yuvalar nasip etsin..Bir gemideyiz,açık bir denizin ortasında.Ne kadar sallanırsa gemimiz o kadar biz de sarsılırız içinde.Hele bir de içinde minik yolcularımız varsa daha dikkatli idare etmek lazım.
Saygıyı ve sevgiyi kaybetmeyeceğiniz güzel günler sizin olsun..




Devamını Oku »

İki malzeme ile bisküvili toplar ..



Bisküvili toplar her doğum gününün ve genellikle günlerin :) vazgeçilmezleri arasında.Çeşit çeşit türde olanı var.Ben de oğluşlarımın doğum günlerinde farklı farklı çeşitlerini denedim hep.Havuçlusunu,çikolatalısını...Bugün vereceğim tarif ise 5 dakikada ye hazırla cinsinden.İki malzememiz var içinde.Oğlum buna bayıldı,akşamüzeri okuldan geldiğinde atıştırmalık olarak yaptım.Apartmanımıza yeni gelen bebişin anaenesi yapmıştı.Nasıl olur ya bu kadar basit mi dedim.Deneyiniz,siz de seveceksiniz..

Malzemelerimiz

1,5 paket kakaolu bisküvi
1 paket kremşanti

Üzeri için

Hindistan cevizi ya da renkli şekerler
Kürdan

Hazırlanışı

Bisküvilerimizi elimizle çok uafacık ufacık kırıyoruz.Bazıları rondodan da geçiriyor ama bence gerek yok..


Bir paket kremşantiyi 1 bardak süt ile hazırlıyoruz ve buzluk ta biraz bekletiyoruz.İyice donunca kırılmış bisküvelerle birlikte yoğuruyoruz.Minik minik toplar halinde yuvarladıktan sonra hindistan cevizi ya da renkli şekerlere batırıyoruz.BİTTİİİ...


Gerçekten pratik ve güzel bir lezzet..AFİYET OLSUN...


Devamını Oku »

13 Mayıs 2016 Cuma

Milföy Hamurundan Mini Pizza (Çocuklar için eğlenceli yemek)


İnternette bir çok milyöfden yapılmış mini pizza tarifi var aslında.Ben de yiyeyene kadar acaba nasıl olur şüphesiyle daha önce denememiştim.Zeytinli mini milföy falan yapmışlığım vardı ama pizza ilk deneyimimiz oldu.Alt komşum Gülderen bize ikram etmişti.Küçük oğlum da severek yiyince,ben bunu denerim dedim.Bugün beraber mini pizzayı da yaptık.Gülderen bugün bana çalıştı sağolsun :)))

Nasıl mı yaptık?

Malzemelerimiz

9 adet milföy hamuru (tek kare kastettiğim 9 adet kare)
Bir yumurta sarısı
Sosis,salam,sucuk,yeşil biber
Mısır
3 kaşık  domates salçası
Zeytinyağı
Kekik
Üzeri için kaşar peyniri

Malzemeler çokmuş demeyelim.Çünkü yaklaşık 15 adet mini pizza oluyor.Her malzeme olmayabilir.Ne varsa onu da kullanabiliriz.Bir paket sosis kullanmıyoruz zaten.Ben soyulmuş çocuk sosilerinden 5 tane kullandım.Küçük bir kaşar peynirinin yarısını rendeledim.Azar azar olacak ama çeşit çok olunca harç çoğalıyor.Başlayalım bakalım..

Öncelikle 3 yemek kaşığı salçamızı azıcık zeytinyağı damlatarak ve biraz da kekik koyarak sulandırıp kenarda hazır edelim..

Kuru bir tezgahın üzerine 9 adet milyöf hamurunu şekildeki gibi birleştirip hafifçe merdane ile düzlüyoruz.Üzerine salçalı kekikli harcı sürüyoruz.




İç malzememizi de yerleştiryoruz.En üste kaşar peynirini yayıyoruz.
Asıl önemli kısım burası.Şimdi elimizle kaldırtarak sıkı bir şekilde alt kısımdan başlayarak rulo yapıyoruz.Dağılıyor hissi veriyor ama devam,sonuna gelene kadar.Rulo bitince bıçakla en dıştan başlayarak kalın olmayacak şekilde halkalar kesiyoruz.Elimizle yağlı tepsiye dizerken alttan ve üstten  düzelterek yerleştiriyoruz.15 adet çıkıyor.Üstlerine yumurta sarısı da sürerek fırına veriyoruz.Yaklaşık 25 dk da hazır oluyor.Sıcakken nefisçe yiyebiliriz.Resimlere bakalım..






Afiyet olsun...Çocuklarınız çok sevecek..
Devamını Oku »

Böğürtlenli Cheese KEK (Gülderen'in cheese Keki)


Lojmanlarda kalıyoruz malum,ne yapacağız,hazırlanıp hazırlanıp değişik tatlar tatmaya gidiyoruz.Hepimiz çalışmaya uzuuuunnnn aralar verince kekle,börekle,pastayla oyalanıyoruz.Sonra onlar bize elektrik ,su,yol ve göbek olarak geri dönüyor.Alt komşum Gülderen de frambuazlı cheese kek yediğim gün,ben de denemeye karar verdim.Ben donmuş frambuaz bulamadığımdan benimkisini böğürtlenli yaptık.Karışık ve uzunmuş gibi görünse de  pratik bir tatlı aslında.Bizimkisi şuan dolapta dinleniyor.Sizler de denemek isterseniz işte tarifi..

Bakalım malzemelerde neler var?

Öncelikle ben dondurulmuş superfreshin böğürtlenini aldım.Tabi ki evde dolapta yazın buzluğuzda dondurulmuş başka meyveleriniz varsa kullanabilirsiniz.Ben bundan sonra frumbuaz ve çileği o şekilde saklamaya karar verdim.

Bakın resmi şöyle,bu şekilde satılıyor.

Öncelikle diğer işlmelere geçmeden bunu bir tencereye alıyoruz ve üzerine 3 kaşık pudra şekeri koyup pişirmeye bırakıyoruz.İyice pişince sulanacak.İçine üç yemek kaşığı  nişasta ilave edip biraz daha pişiriyoruz.Daha sonra blendardan geçiriyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.




Alt taban için malzemeler
2 paket burçak bisküvi
1,5 kaşık tereyağ,1.5 kaşık margarin

Bisküveleri elimizle un ufak ediyoruz,iyice eziyoruz.Bunları bir kare borcamın tabanına yerleştiriyoruz.Margarin ve tereyeğımızı küçük bir tavada eritip bisküvilerimizin üzerine dökerek ve karıştırarak iyice bastırıyoruz.Daha sonra fırında  180 derecede 5-6 dk tutup çıkarıyoruz.Baknız aşamalı resimlerimize :)





Üst için muhallebi hazırlama

1 yumurtanın sarısı
1 su bardağı toz şeker
3 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya
4.5 bardak süt
1 paket toz kremşanti

Muhallebimizi krem şanti haricinde pişiriyorz.Yumurta sarısı ile toz şekeri iyice çırpalım.Un,nişasta ve süt karışımının içine ilave ederek pişirelim.Ocaktan alırken vanilyamızı da ekleyelim.Sonrasında toz kremşantiyi de ilave ederek mikserle iyice çırpalım.Koyu olursa  biraz daha soğuk süt ilave edebiliriz.








Geldik sonuna
Sırasıyla bisküvilerimizin üzerine önce muhallebiyi,daha sonrada hazırladığımız meyve sosumuzu döküyoruz.Bu meyve sosu sizin istediğiniz bir meyveden de olabilir,portakallı,çilekli vs..Jöleyi de nişasta ile koyultarak kullanabilirsiniz.




Devamını Oku »

10 Mayıs 2016 Salı

Hungry Shark (Köpekbalığı Temalı Doğum Günü)


Eymen Ege 3 yaşına geldikten sonra doğum gününü hangi temada yapmak istediğine hep kendisi karar verdi.Bu dört yaş doğum gününde köpekbalığı istiyorum diye tuttturdu.O aralar hungry shark oyunu vardı,halen var playstore da.Onu seviyordu,ondan etkilendik biz de.Çok da kolay olmayan bir tema.İnternetten de pek fazla şey satın almak istemedik.Kardeşimiz de küçük,elimizden ne geliyorsa evde yapmaya çalıştık.Genelde Oğlumla beraber yaptık her şeyi.Süsleri ve bir çok şeyi beraber hazırladık.O bant verdi ben yapıştırdım,kırtasiyeye beraber gittik.Olduğu kadar..Fikir olması açısından,düşünenler varsa inceleyebilirsiniz..Bakalım biz 2 yıl önce neler yapmışız hungry shark için..


Öncelikle pastamızı şeker hamuru  ile yaptırdık..Modelleri internette de araştırarak kolayca bulabilirsiniz.Ama şimdi olsa ben bunun üzerine plastik oyuncak köpekbalıkları ve deniz temalı başka oyuncaklarla süslerdim..Şeker hamurlu pastaları çok sevmiyorum.5 yaş minions doğum gününde sade sarı bir pasta yaptırıp üzerine bonibon dökmüştüm.Ve çöp şişlere de minions suratları yapıştırdım daha güzel olmuştu.İşte hungry shark pastamız..



Biz doğum günümüzü evde yaptığımızdan geniş kapsamlı bir şey olmadı.Pasta ve kırtasiye malzemeleri hariç her şey evde hazırlandı.Önce resimlere bakın ben anlatayım.












İnternetten köpekbalığı partisine uygun peçete, tabak ve bardak siparişi verdim.Çatalları zaten mavi olarak dışarıda kolayca bulabilirsiniz. Balonlarımız metalik mavi.Artık gerekli olan renkli bir yazıcı ve kırtasiyeden alacağınız parlak A4 kağıtları.

Normal bir  world sayfası açıyoruz. Yukarıdan ekleyi seçip,otomatik şekiller kısmına geliyoruz.Orada bize şekilleri gösteriyor zaten.Üçgeni seçiyoruz.Bir sayfaya iki adet üçgen sığdırınız.Biri aşağı bakacak diğeri yukarı..İçindeki rengi otomatik boyadan değiştirebilirsiniz.Ben açık mavi yaptım ve internetten bulduğum köpekbalığı resimlerini bu bayrakların üzerine yapıştırdım.Daha sonra yazıcıdan çıktısını alıp,delgeç yardımı ile bayrakların köşelerine delik açıp,kurdela ile birbirine bağlayabikirsiniz.Birazcık  uğraşırsanız istediğiniz bayrağı yapabilirsinız.Üzerlerine yazı yazmak isterseniz,bayrakların üzerine tıklayıp yukarıdan metin kutusu  seçerek istediğiniz  metni ekleyebilirsiniz.




 4 rakamınını nasıl yaptık?Büyük olanı..Bunun için kırtasiyeden büyük kesilmiş bir köpük aldım.Evde beyazeşyalardan kalan da olabilir.Saklayan var mı bilmem :) Onu maket bıçağı ile istediğiniz rakamda kesebilirsiniz.Üzerine istediğiiz malzemeyi yapıştırabilirsiniz.Ben hediye paketi fiyonku yapıştırdım.Arkaları da kendinden bantlı,kolayca yapıştı.



Yukarıdan sarkıtmak için yapilan süsleri de  yine world sayfasından otomatik şekillerden yıldızlar seçip,içlerine 4 yazdım.Köpekbalığı resimleri bulup yazıcıdan aldım.Onları de delerek kurdela ile birbirine bağladım ve resimdeki gibi yukarıdan sarkıttım.


Hazine sandığı da değişik oldu.Bizim zamanımızda bu sarı para şeklindeki çikolatalar bolca vardı.O zaman nerede aradımsa yok.Küçük mahalle bakkallarının birinde buldum.Yanlarına da yine hediye olarak deniz yıldızı magnetlerimizi koydum.Değişik bir sunum oldu..


Ponponlarımız da evde hazırlandı.Kırtasiyeden kağıdı alarak youtube videolarından birine baka baka yaptık :))









Şişe süsleri,kürdanlıklar...

Cupcake sülemede kullanabilir.world sayfasından otomatik şekil dikdörtgen seçip bayraklardaki gibi boyama ve yazı yazma işlemlerini uygulayabilirsiniz.Çıktı alınca aralarına az uğu sürerek kürdan ortada kalacak şekilde yapıştırınız.






Eymen Ege'ye doğum gününde takması için bir de köpekbalıklı keçe bir kravat hazırlandı..Kravat yapımını ayrıca bir gün paylaşacağım.Benim adım hıdır,elimden gelen budur.Fikir olsun size de...


Devamını Oku »