6 Nisan 2016 Çarşamba

Şehirler ve Ben

 

       Mart ayı 1983 yılı Bursa/ Mustafakemalpaşa doğumluyum ben. Hep İzmir Kemalpaşa olarak karıştırırlar.Biz sorulunca kısaca Kemalpaşalıyız cevabı verdiğimizden olsa gerek..Çok uzun yıllar yaşadım diyemem aslında.Bursa sadece benim çocukluğum diyebilirim.Sek sek oynayışım,bisiklete binişim,ip atlayışım..Masumiyetim,saflığım,neşem benim...İlkokul ve ortaokul haricinde dışarıda büyüdüm biraz.İyi de oldu.Çok şehirler çok insanlar tanıdım bu sayede..Seviyorum başka yerlerde nefes almayı,oralı olmayı seviyorum..
         İlk önce ortaokulu bitirdiğimde kendimi Balıkesir ili Savaştepe ilçesinde buldum.İlk evden uzak yola çıkışım bu olsa gerek.Savaştepe Anadolu Öğretmen Lisesi'nde okudum bir yıl.Hasrete pek dayanamadık,yaşımız da küçük.Sonra İbrahim Önal'da devam ettim kalan 3 yılımı.Savaştepe deyince aklıma hemen höşmerim tatlısı gelir.Yemekhanede kapışırdık birbirimizle bunun için.Yemeyen önceden sözleşirdi diğerine vermek için..Savaştepe benim için büyük bir deneyim.Eğer oraya gitmeseydim kendime bu kadar özgüvenim olmazdı.Yatılı okulda kalan çocuklar bilir,bunun ne demek olduğunu.Uzun uzadıya anlatmak isterdim..Bahçemiz,sınıflarımız,tutma abi ve ablalık kavramlarını,yatakhanelerimiz,eve gidiş geliş heyecanları,çarşı izinleri,pidecimiz ve sevgili çınar ağacımız..Dönüm noktası kabul ediyorum ben Savaştepe'yi hayatımda.Ayaklarımın yere sağlam basmasını borçluyum ona..

          O kadar sevmişim ki Balıkesir'i üniversite tercihlerimi yaparken(tabi eve yakın olması da ayrı bir mevzu) bir numaraya yazıyorum.Hoppp yine Balıkesir'deyim..Bu sefer çok farklı bir heyecan..Büyüdük biraz her ne kadar ergen de olsak.Kendimizi büyümüş kabul ediyoruz.Üniversite hayatı 4 yıl..Bence herkesin gerçekten hayatında unutamadığı ve en çok anı biriktirdiği yıllardan.Bu anılarla beraber dostlar da biriktiriyoruz.Kendimizi birden hayatın içinde buluyoruz.Aslında gerçek yaşamın ön safhası,bir nevi hazırlık aşaması.İki yıl bahçelievlerde bir çatı katı (kızlarrrrrr ne günlerdi ama )) daha sonra okula yakın bir cadde üzerinde geçen iki yıl.Yemek yapma,bulaşık yıkama,temizlik,ders çalışma,staj,pazara gitme, ev idare edebilme,arkadaşlıklar,sohbetler....Tam bir evcilik oyunu gibi geçen 4 yıl.Bu arada sevgili eşimle de karşı komşuyuz.Yıl 2003 :) Şuan bulunduğumuz yerden yine ilk tercihimiz tayin dönemin de Balıkesir olacak ve çevresi.Biz Balıkesir'den kopamıyoruz.O da bizi çağırıyor hep tesadüflerle..Balıkesir benim hayata hazırlandığım stajımdı.

        Deli dolu günler geçti.Biz de kendimizi  sevgili KPSS sınavının ardından Türkiye'nın diğer ucunda buluverdik.26. tercih Erzurum/Karayazı.Üstelik bir köy okulu.Batı'nın tadını almış bir insan olarak beyninden vurulmuşa dönen ben uçaktan ilk indiğimde burnumdaki kılların donduğunu hissettım .Ocak ayı 2008 yılı.Hiç bilmediğin bir coğrafya,hiç tanımadığın insanlar hatta hiç bilmediğin bir dil.Kışın soğuğuyla beraber ilk şoku anlatıyorsun zaten.Kalacak yer,su,tuvalet,banyo problemleri hepsi üst üste.Bir köy evine yerleşiyoruz.Anlatsam destan olur kısmı Erzurum'da aslında.Sular mı donmaz,elektrikler mi kesilmez,telefonlar mı çekmez,internet zaten yok.Kurtlar köye iner,yollar kapanır,merkeze uzun süre gidemezsin,evin çatısı çöker,okulu su basar,banyo yapacak yerin yoktur..Neler nelerrrrrr..Buna karşılık ekmek yapmayı öğrenirsin,suyu idareli kullanmayı,telefonun kıymetini,evinin üstünün kapalı olmasını ve akmamasını.Bahar geldiğinde ışgın,taze madımak ve kekik toplamayı seversin.Dilini bilmediğin bir insanla da anlaşabilmenin mümkün olduğunu görürsün.En kıymetli öğrencilerin oradakiler olarak kalır hatırında.Burada bilmem ne marka ayakkabıya burun çeviren çocuklar varken onların çıplak ayaklarını hayal edersin.Okula ısınmak için gelen,çoraplarını çıkarıp sobada ısıtmaya çalışan,çilek ne ki öğretmenim diyen çocukların hayali kalır aklında. Dostluklar..Hiç bir il de,ilçede olmayan sıcak bir ortam.Herkesin kardeş olduğu.Kendine çok sağlam dostlar kazanırsın.Kardeşin gibi..
         Erzurum merkeze gitmek bir lüks idi.Her zaman olmazdı.Ama sosyalleşmek  lazımdı arada.Kendimize diyorduk dağdan indik şehre diye .)Bence Doğu'nun Paris'i hakikaten.Şimdi olsa deseler gider misin?Aynı insanlar olursa evet..Onlarla güzeldi Erzurum benim için.Kimi zaman çok ağladım,kimi zaman ağzım kulaklarıma vardı gülerken..Erzurum'da büyüdüm ben, olgunlaştım.Mutlulukların ve hayal kırıklıklarının en uç noktalarını yaşadım orada.Kalbim Erzurum'da kaldı benim.

        Sonra Tekirdağ/Saray.Artık anneyim.Uykusuz işe gitmeler,çocuk bakmaya çalışma,bir taraftan ev idaresi.Gerçek bir yaşam..Hülya ablam ve annem yanımda olmasaydı  benim için sıyırma evresiydi iki yıl :)En agresif ve yorgun iki yılım geçti burada.Burada iyi insanlar ve arkadaşlar biriktirdim.Oğlumu emanet ettim.2. anne ve baba edindim kendime.Allah onlarda razı olsun.Saray benim için yorgunluğumu bıraktığım yerdi.

      Şimdi mi?? Hiç sormayın Türkiye'de il kalmadı biz geldik KKTC'de Lefkoşa'ya.İki yıl buradayız.Neler göreceğiz neler yaşayacağiz bilinmez.Geleli 8 ay oldu..8 yıla bedel.Büyük oğlum okulda,biz küçük oğlumla evde takılıyoruz.Ben de burada çalışamadığımdan kendime başka hobiler edindim işte blog da gördüğünüz üzere.Lefkoşa'ya penceremizi açtık..Yukarıdaki herhangi bir şehirde olmayı tercih ederdim.Evde oturup zaman öldürmek bana göre değil.Üretmeyi seviyorum..Durağan bir yaşam hayatımın hiçbir evresinde bana göre olmadı.Kısmet de burası varmış.Geldik,gördük ve görmeye devam ediyoruz.Tatile bekleriz dostlarrrrr.Öyle dedik diye korkmayın güzel buralar.İnsanın sevdikleri olduktan sonra her yer saraydır.Yeter ki biz mutlu olmak için kendimize fırsatlar yaratalım.Her sokakta,her adımda anılar bırakalim ki döndüğümüz de orayı güzel hatırlayalım.Hoş bulduk Lefkoşaaaaaaaa...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder