26 Nisan 2016 Salı

Ne zaman uyuyacaklar?



Ne zaman uyucaklar,ne zaman normal uyku düzenine  geçeceğiz diye ağlananlardanım ben.Evet evet halen öyleyim.Büyük bir macera bu uyku düzeni benim hayatımda.Halen de bitmiş değil..

23.03.2011 de başladı bizim uyku serüvenimiz.Ondan öncesinde öğlenlere kadar yatan bir tiptim ben de.Ohh ne güzel sorumluluk yok,iş dışında(onu kabullendik artık) erken kalkma derdin yok..Prensesler gibiydim diyordu ya hadise baba evinde:) Aynen o modda..Sonra bir sabah miyak miyak bizim tatlı kuzucuğumuzla tanıştık ve halen o  uyku serüvenimiz devam ediyor.Çok hareketli çocuklarım olmasına rağmen nedense uykuyu sevemediler hiç bir zaman.Şimdi girelim ayrıntılara,sancılı günlere gelelim..Herkesin uyku hikayesi farklıdır tabi.Benim bir çözümüm var mı?Kelin ilacı olsa kendi başına sürermiş :)))

Öncelikler uykusuz anneler olarak yalnız değiliz bunu biliyorum.Zaman zaman herkes bundan dert yanıyor.Kimisi de zombi gibi yaşamayı yaşam biçimi haline getirmiş,umurunda değil.Ama dinç olmak,uykuyu alıp sabah uyanmak nasıl güzel,nasıl tatlı bir şeydir.Özledim,olsun annem geliyor yarın,benim tatilim başlıyor.Bol bol uyurum,kıskanmayın..

 İlk zamanlar,kastettiğim ilk 15 gün bebek halen kendini anne karnında hissettiğinden,ya da tam kendine gelemediğinden pek sesi çıkmıyor.En rahat zamanlar o zamanlar bence.Sonra yavaş yavaş gözler açılıp da nerede olduğunun farkına varınca(pişman oluyor tabi geldiğine,içerde keyifler tıkır) başlıyor sancılı günler.Bizim gaz sancılarımız her iki oğlum da da hep 15.günden sonra başladı.Allah acıdı herhalde halimize,biraz dinlenip kendimize geldikten sonra başladık gazla savaşmaya.Bu süreç yaklaşık 6 ay sürüyor.Memeyi bırakmadan dk başı emmeler,akşamüzeri başlayıp durmadan birkaç saat ağlamalar.Kolik diyoruz buna.En fazla 1 saat uyumalar.Çocuk saat gibiydi,tik tak tik tak saati doldu mu gözler sanki hiç uyamamış gibi açık :)İnsan uykuya hasret kalıyor.Beden zaten kendini toparlamaya çalışıyor.Bir de üstüne tatlı yorgunluk diyelim biz buna .)Bu sırada konu komşu gel kızım bir nazar duası okuyalım,yok yok sütün yetmiyor ondan ağlıyor uyanıyor,yediklerin gaz yapıyor.Ne yiyelim artık ilk çocukta resmen aç kaldık.Onu yeme gaz yapar,bunu yeme gaz yapar..El de kaldı bir tek çorbalar.Neredeyse bütün gaz ilaçlarını dene,bütün bitkisel yöntemleri dene.Sıcak havlu yap,acı badem yağı sür,çörek otu kaynat :)) Doktor doktor gez,nolur uyusun doktor diye ağla :))
Yine tabi konu komşuyla beyin fırtınası devam ediyor.Sen stresli olunca bebeğe yansıyor kızım,mama yapalım yesin,kırkı çıkınca düzelecek sabret.6.Ayı dolunca geçecek sabret,1yaşına gelince uyuyacak sabret,memeyi kesince uyur sabret..:))) Geçelim bunları.Hepsi hayalmiş :)Büyük oğlum 5 yaşında sabaha karşı bir kez babaaaa diye kalkıyor,küçük oğlum 2.5 yaşında 4 kez halen uyanıyor :))))Ne oldu anne,ne oldu teyzelerim,konu komşu :))Birbirimizi kandırmayalım,diyorum ve bence ile ilgili kısma geçiyorum.

  Bence biz yanlış yaptık.Nerede mi yanlış yaptık.Yabancıların yaptığı gibi insafsız davranamadık.Her uyandığında onu göğsümüzün sıcaklığından mahrum bırakıp,saatli emzirmeyi seçemedik.Her ağladığında jet hızıyla yatağının başına koşup,sarıp sarmaladığımızdan  yanlış yaptık.Ağlamasına izin vermedik.Yeter ki uyusun aman uykusu kaçmasın diye,ayak ucunda yürüdük,ayakta salladık :)Ah ahh bacaklarımızın dili olsa da konuşsa.Her seferinde tamam ben de şu kurama uyup,3 gün sabredeceğim deyip,yaaa olmuyor çok ağlıyor deyip uygulayamadık..Kendi uykumuzdansa hep onunkisi değerli oldu bizim için.Ne örnekler biliyorum,ve halen görüyorum.Şimdi biraz komik geliyor dışarıda bir bebeği sürekli battaniye ile sallayıp uyutuyorlar,aman diyorum yapmayın içimden.Ağırlaştıkça zor oluyor sallaması,gülüyorum..Bizim de henüz bitmedi serüvenimiz.Ama şunu söyleyebilirim evet emzirmeyi kestikten sonra yavaş yavaş bir düzene giriyor.Benim çocuklarımın her ikisi de yalancı emzik kullanmadı.Belki o yuzden çok zor geçti.Küçüğü biberonda suya alıştı memeden kesince.Bence hiçbir şeye alıştırmamak lazım emzirme işi bitince.Bu sefer de onun için uyanıyorlar.Gece bitki çaylarından da yana değilim.Hele o rezene ne yaaa resmen rakı kokuyor.Kendimiz kokusundan duramıyoruz,çocuğa niye verelim..Kızmayın :)

   En güzeli sıcak bir banyo sonrası uyumasını beklemek.En güzeli bu..Emzirmeden kestikten sonra düzen başlıyor.Her gün belli bir saatte yatırmak lazım..Gece saat 10 dan sonra uyku hormonu salgılanması ile ilgili bir şey okumuştum.Eğer çocuk bu saatten sonra uyumazsa daha hareketli oluyormuş,uykusu kaçıyormuş.Benimkiler gece en geç 9.30 da yataktalar.Sabah 7 de ayaktayız ama.Okul olduğu için.Küçüğümüz de öğlen en geç 12 de uyuyor.Büyük oğlum da okulda birkaç ay öncesine kadar öğlen uykusu uyuyordu.Bence de çok faydalı öğle uykuları.Ben uyutmadan bir yere kolay kolay çıkmıyorum çocukları.Uyumayan çocuk zaten size dışarıda huzur vermiyor..

Sonuç olarak ne yaparsak yapalım,o yaşı gelince uyumaya başlıyor.Şimdi büyüğüne babası masal anlatıyor,küçüğümüz sırtını kaşıttırarak uyumayı seviyor.Her dönem ayrı ayrı..Artık uyuyunca dinleniyoruz.Zamanla biz de sabaha kadar kesintisiz uyuma günlerine döneceğiz.Zaten ben de alıştım,onlar uyusa da ben uyuyamıyorum.Öğlenlere kadar yatan kadından,sabahın köründe kalkıp kahvaltılarını hazır etmeye çalışan anneye çoktan dönüştüm..

Sabredersek bu günleri ileride tatlı birer anı olarak yaşayacağız..Onlar uyusun da büyüsün,biz bunu da aşarız.Annelik,zor zanaat,demiştim değil mi ? :))

Benimkisi öğle uykusundan birazdan kalkacak,uyumayanlara tatlı uykular...



Devamını Oku »

25 Nisan 2016 Pazartesi

0-1 Yaş arası nasıl mı beslendik?

    Geçen bir arkadaşım sordu peki dedi ilk altı ay neler yedirdin,var mı başka tarifler diye.Üzerinden  zaman geçince zor hatırlıyor insan.O zamanları yaşarken nasıl büyüyecek bu çocuklar derdim..Minicik bezelye kadar parmaklar,düğme kadar ağızlar..Büyüdüler sayılır :)
   Doğru beslenmek önemli çocuklar için.Ben elimden geldiğince,anne tarifleriydi,arkadaş önermeleriydi  bir şekilde geçirdim o vakitleri.Şu an belki yazarken çok ayrıntıları hatırlamasam da belli başlı şeyleri yazmaya çalışacağım..
   İlk oğlumda 6.aya girerken işe geri dönmüştüm.Ek besinlere geçmek için çok acele etmedim.Mart doğumlu ilk oğlum.Doktor demişti ki su bile verme zaten anne sütünden o gerekli her şeyi alıyor.Yaz sıcaklarından su verdim mi?Temmuz ve ağustos aylarında 5-6 aylarda su vermiştim.Havalar çok sıcaktı ve küçük bir biberonumuz vardı. O sıcaklarda ara ara su vermiştim doktoru dinlemeden.İlk çocukta insan daha bir titizleniyor.İkinci oğlumda daha erken su vermeye başlamıştım.Suyu bile belli markaların çocuk sularından alıyordum :)
  Ek besinlere geçerken aceleci olunmamalı bence.Azar azar ve teker teker başlayarak bebeğin reaksiyonuna bakmak lazım.İlk etapta karıştırmadan.Alerjisi olup olmadığını gözlemlemek gerek,ona göre devam edebilirsiniz.

 İşe başlama zamanına az bir süre kala,bebek hemşiremizin de tavsiyelerine uyarak ilk önce havuç ve elma suyu ile başladık biz ek gıdalara.Nasıl mı?Temiz,ince bir tülbentten geçiriyordu annem o zamanlar meyve suyunu.Tabi bu bir süzgeçte olabilir.Daha sonraları bence her bebekli evde bulunması gereken cam rendeyi biz de keşfettik.Bakınız resimde :)


Bu bizim elimiz ayağımız oldu.Bir kaç sefer kırılmıştı.Hemen bir telaş olurduk annemle çabuk gidip al hemen derdi :)
İlk etapta birlikte de olabilir ayrı ayrı da olabilir elma ve havuç sularıyla başladık.Tabi bir fincan kadar.Zaten minicik mideleri var.Azıcık fazla bile emince kocaman göbişleri oluyor bilirsiniz.Meyve olarak armut ve şeftaliyi tek başına önermiyorum ben.Hemen tuvaletini yaptırıyor bebişlere.Ama kabızlık gibi problemler yaşıyorsa bebeğimiz hemen iyi geldiğini göreceksiniz.Muz ve şeftali,ya da armut ve şeftali beraber olabilir.Bunların içerisine ben azıcık pekmez damlatırdım.Doktorların bal tavsiyesine uydum ve bir yaşa kadar bal vermedim gerçekten.
Meyvelerden başka neler verdik..Yoğurt yaptık bol bol.6 aydan sonra bir bebek hemşiremiz demişti ilk önce bir mama suyu ile deneyin sonra inek sütüne geçin diye.Benim ikisi de çok gazlıydı ilk etapta inek sütü vermeye cesaret edemedim.Şimdi marka söylemek doğru mu bilmiyorum ama aptamil ile bir ölçek mama yapıp onu bir fincana çay kaşığının ucunda yoğurt ile mayaladık.Kış aylarında peteğin üzerine koyduk birkaç saat.Yazında fincanımızı sardık,sarmaladık yoğurt oldu :) Gaz problemlerimiz yavaşlamaya başlayınca aynı fincana inek sütünden neredeyse her gün yoğurt yaptık.Yoğurt gerçekten faydalı ve severek yiyor bebekler..

Bunların dışında şuan bebekleri olan her anne bilir herhalde sebze çorbaları yaptım..Patates,havuç,zeytinyağı ile bunları kaynatıp çekerek,ya da ezerek  ilk yemekleri vermeye başladım.Her seferinde azar azar tattırarak.İlk oğlum reflü olmuştu.İlk ek gıdalara geçişti çok sıkıntı yaşadık.Her yediğini kusuyordu o yuzden biz hep azar azar denedik her şeyi..Sebze çorbalarına mevsimine göre başka şeyler ekleyebilirsiniz.Tuz mu??İlk zamanlar ben tuz da koymadım.:(

Sebze çorbalarından başka kurtarıcımız ev tarhanasıydı.6.Aydan sonra annemin baharatsız yaptığı tarhana çorbasından içirdim.Ekmek çok minik minik tıkanmayacak şekilde koymaya başlamıştım.Tarhana çorbası gerçekten eğer ev yapımı ise çocuklar için bu dönemde büyük kurtarıcı.Daha önce burada tarifini verdiğim pirinç çorbası da 7-8 aylardan sonra yapılabilir.Tabi pirinçlerini iyice pişirmeliyiz lapa şeklinde olmalı..
Bunların dışında muhallebiler yaptık.Yarı süt ve yarı su kullanarak.Nişasta ya da pirinç unu tercihimiz oldu.Ben geceleri muhallebileri tercih ettim tok tutması açısından..Çok sık uyanıyorlardı emmek için.Bir şey değişmedi gerçi.Emzirmeye devam ettim.Her iki oğlumda iki yaşına kadar anne sütü ile beslendi.Fakat bir yaşından sonra gerçekten acıkmaya başlıyorlar.Bu hep ek gıda verelim doysunlar değil.Bir yaşından sonra da anne sütünün faydasının devam ettiğine inanlardanım..

Yumurtaya 6.aydan sonra sabah kalvatılarıyla başladık.Ben köy yumurtasından yanayım.Burada da bulabildikçe kullanmaya çalışıyorum.İlk önceleri sarısının  dörtte birini vermeye başladım.Aylarımız arttıkça yumurtamızın sarısını verme miktarımız da çoğaldı.Nasıl mı yedirdim?Cici bebenin içerisinde ezerek.İlk zamanlar cici bebeyi ıhlamurla sulandırıyordum.Ihlamur da sabah kahvaltılarımızın vazgeçilmeziydi.Bu dönemlerde labne tarzı peynirler de yedik.

Patates püresi de benim kurtarıcılarımdan  birisiydi.Patatesi  soyup,küp küp doğrayıp iyice pişirdikten sonra içine bir parça tereyağ ve süt ile blendardan biraz sıvı olacak kıvama getiriyordum ve biz onu da afiyetle yiyorduk :)

Yaptığım sebze pürelerinin ya da çorbaların içine arada bir bir parça kıyma ya da parça et koyuyordum ki bebişimiz bunlardan da vitamin alabilsin.Yine hazırladığınız bazı çorbalara et ya da tavuk suyu koyabilirsiniz.
Balık olarak ben somon tercih ettim hep küçükken.Onu küçük parçalar halinde kestirirdim ve borcama yapardım fırında.Üzerine biraz domates rendesi ve zeytinyağı ekleyerek pişirdim.Yedirirken yanında taze sıkılmış bir meyve suyuyla küçük parçalar halinde yerlerdi.

Bu tariflere ben bir ara el atayım.Biraz dağınık oldu ama bir şeyler yazmaya çalıştım.Anne sütü alan çocuklarda ben bir damak tadı olduğuna inanıyorum.Her şey yemiyorlar.Kendiniz zamanla neyi sevip sevmediğini gözlemlediğiniz de yaptıklarınız ona göre değişiyor.Önemli noktalar ben tuz ve bal olayına geç başladım..Onun haricinde yemek sularından,çiğneyip yutabileceği şeylerden azar azar da tattırmaya çalıştım..

Size kolay gelsin...Büyüyecekler merak etmeyin,sonra benim gibi zor hatırlayacaksınız :)


Devamını Oku »

21 Nisan 2016 Perşembe

Ballı İrmikli Muhallebi

 Benim çocuklar maşallahları var çok hareketliler.Bazen diyorlar ki sen bunları ne ile besliyorsun balla,pekmezle mi :))Hakikaten öyle ama.Geçen keçiboynuzu pekmezli muhallebi tarifimiz vardı bugün de ballı irmik :)  Tam enerji kaynağı hepsi.Çocuklar yerinde duramıyorlar haliyle.Olsun ben  memnunum hallerinden hepimiz alıştık onların temposuna.Annelerine çekmişler.Anneleri de arı gibi hiç durmuyor:)  Aslında ben bu muhallebiyi 6 aydan sonra yapmaya başlamıştım.Halen geceleri canımız tatlı çekerse yapıyorum.Balla hiç denememiştim bugüne kadar.Bugün denedik ve beğendik..Hemen paylaşıyorum

Bakalım nasıl yapmışız..


Tarifimiz yine bir tabaklık.Sizler ölçüleri çoğaltarak zaten yapabilirsiniz.

1.5 bardak süt
3 tatlı kaşığı irmik
1 tatlı kaşığı bal
1 tatlı kaşığı şeker
Tereyağ
Tarçın


Sütümüzü küçük bir tencereye alıyoruz.Üzerine üç tatlı kaşığı irmiği koyarak karıştırıyoruz.Koyulaşmaya başlayınca bir tatlı kaşığı tereyağ ilave ediyoruz..



Bir tatlı kaşığı şeker ve bir tatlı kaşığı balımızı da ilave ediyoruz.Şekerini siz kendinize göre ayarlayabilirsiniz.İrmik durdukça koyulaşan bir tatlı oluyor.O yüzden biraz sulu kalsın.Eğer çok koyulduysa indirmeye yakın biraz daha süt ilave edin..Üzerine tarçın koyup soğumasını bekliyoruz.Hafif ve güzel oluyor.

Afiyet olsun....
Devamını Oku »

10.Gün Tavuk Suyunda Şehriyeli, Naneli Çorba

 Ben iki gündür gezmekten bir blog yazamadım yahu.Piknikti,çaydı,kahveydi oturamadım bilgisayarın başına..Bu sırada yemek yaptım tabi ki ama paylaşamadım malum..Bugün güzel bir çorbamız var.Et ve tavuk suyu çorbalarını ben çok lezzetli buluyorum.Sık sık da yapıyorum ama paylaşmak bugüneymiş.Nasıl yaptık bakalım..


Malzemelerimiz nelermiş


Tavuk suyu(yaklaşık 2.5 bardak)
Tel şehriye
3 tatlı kaşığı un
1 çorba kaşığı yoğurt
1 yumurtanın sarısı
tereyağ
nane tuz

Akşamdan çözülsün diye iki tane tavuk budunu çıkarmıştım.İyice kaynadıktan sonra çorbam için suyunu ayırdım.Kaynayan tavuk suyunun içine küçük bir kase tel şehriye atıyoruz.Bir tarafta da  çorbamızın terbiyesini hazırlıyoruz.Bu lafa çok gülüyorum ben :)) terbiyesini :)





Yoğurt,yumurta ve unu iyice eziyoruz.Kıvamlı bir hal alınca ben çorbanın suyundan biraz alarak içine katıyorum.Buna da alıştırma diyorlar :) kesilmesinmiş çorba..Yavaş yavaş kaynayan çorbamızın içine salıyoruz.Koyu olursa biraz da sıcak su ekliyorum.Tavuk çok az koydum küçük parçalar halinde.Sizler de ekleyebilirsiniz tabi ki..Tuzumu da ekliyoruz.Son olarak üzeri için bir kaşık tereyağ da naneyi kavurup üzerine döküyoruz..Mis gibi tavuk suyu çorbamız hazır..İçerken bir kaç damla da limon sıkabiliriz..



Afiyet olsun....
Devamını Oku »

19 Nisan 2016 Salı

İsimli taç,bez pasta,bebek smokin


Bunlarda değişik çalışmalarımdan.Şimdi nasıl yaparım,artık bu işi öğrencim sayılır.Bunlar ilk çalışmalarım sayılır.Bez pasta düşünüyorum bir ay içinde yeniden yapmayı.İnşallah daha ayrıntılı ve yapılışını adım adım paylaşırım..




Devamını Oku »

Keçe Kapı Süsü Yapımı

 Bu kapı süsünü geçen hafta başlamıştım.Gül yapımını vermiştim bir kaç yazı öncesinde .İşte o gülleri bu kapı süsün de kullanmak için yapmıştım.Bugünler de vaktim biraz sınırlı.Sevgili anneciğim haftaya gelince rahat rahat çalışırım.Çok uzun zaman almadı aslında ama ben başına oturup sürekli yapamadığımdan uzadı belki de..Hemen bakalım nasıl yapmışız malzemeler nelermiş..


Öncelikle ben kapı süsü simidi olarak burada köpük simit buldum.Ama etrafınızda var ise daha kalın bir kapı süsü simidi tercih ederseniz daha güzel olur.Simidin etrafını bu sefer keçe yerine keten tarzı kahverengi bir iple sardım.Bu biraz zahmetli oluyor.Sık sık sarılması gerekiyor aralarında boşluk görünmesin diye.Bakınız resimde..

Sarma işlemi bittikten sonra harfleri kestim.Önce keçenin üzerine açık renk bir kalemle çizdim.Sonra kenarlarından düzgün bir şekilde kestim.Hazır harfler de var.İstediğiniz renk ve boyutta bulabilirseniz kullanabilirsiniz tabi ki.


Geçen yazıda yapımını anlattığım kuşlar ve gülleri silikon tabancası yardımıyla yapıştırdım.Yine aralarına yapraklar ve boş kalan yerleri incilerimizi yapıştırdım.Gül yapımı ve yaprak yapımı gerçekten kolay..Sizler de evde kolaylıkla yapabilirsiniz.




Evde iki tane kalp vardı.Bunlar keçeden kesilip içine elyaf doldurularak da yapılabilir.Bunları aynı ip ile yukarıdan bağlayarak aşağıya sarkıttım.Üzerlerine de evimizin sahibinin baş harflerini kestim ve yapıştırdım.İşimiz bitti.Güle güle kullansınlar..



Devamını Oku »

18 Nisan 2016 Pazartesi

9.GÜN Çocuklar için taze domatesli ezogelin çorbası

  Güzel bir hafta sonundan sonra yepyeni güne merhabaaaaa..Lefkoşa'da havalar iyice ısınınca hafta sonları gidilecek,görülecek yer sayısı artıyor haliyle..Biz de kaçamaklarımızın ardından ev rutinine döndük..Dün  akşam üzeri semaver de çayımız eşliğinde çocuklar da peynirli eriştelerini yediler kamelyamızda..Hep çorba içecek halleri yok değil mi :))

 Bugün ezogelin çorbamızla başladık biz Evren'le..Normal ezogelinden biraz değişik tabi ki..İçinde baklagillerin bulunması çocukların için bir artı..Biz seviyoruz siz de deneyin bakalım..Minicik minicik ölçülerimizle işte domatesli ezogelin çorbası..

Neler var malzemelerimiz de..

1 çorba kaşığı pirinç
1 çorba kaşığı bulgur
2 çorba kaşığı kırmızı mercimek
Küçük bir havuç
Yarım patates
1 domates
nane
zeytinyağı
tereyağ
Yarım kaşık biber salçası
tuz
2.5-3 bardak sıcak su
Önce malzemeleri yıkayarak tenceremize koyuyoruz.Domatesimizi de küp küp doğrayıp ekliyoruz.




   Bütün malzemeleri koyduktan sonra biraz tuz ve zeytinyağı ekleyerek 2.5 bardak sıcak su ile pişmeye bırakıyoruz.İyice piştikten sonra blendardan geçiriyoruz.
    Tenceremizin dibine bir kaşık tereyağ ve yarım kaşık biber salçası(domates de olabilir) koyarak kavuralım.Son olarak nane de ekleyerek az daha kavurulım..




Yavaş yavaş blendardan geçirdiğimiz çorbamızı da üzerine ekledik mi tamamdır.Koyu olursa biraz daha sıcak su ekleyebiliriz.Servis ederken üzerine birkaç damla da limon sıkabilirsiniz..



     Afiyet bal şeker olsun....
Devamını Oku »

15 Nisan 2016 Cuma

10 günde 1000 görüntülenmeyi geçtik bile Teşekkürler...

Dün 10.günümdü.Tam anlamıyla halen kavrayamasam da blog işini elimden geleni yapmaya çalışıyorum kısıtlı vaktim de.Bakınız istatistiklere...Çok mutlu ettiniz beni..Teşekkürlerrr










Devamını Oku »

Keçeden hazırlıklar devam ediyor..Keçe gül yapımı ve Kuş yapımı

Daha önce bir tane denemiştim keçeden çiçek yapmaya.Geçen gün bir arkadaşımızın kapı süsü için gül çalışmam gerekiyordu ve bu seferrrrr ayrıntılı fotoğraflar çektim tabi ki..İki çeşit çiçek yapımı var burada.Bir spiral şeklinde kesiyorsunuz basit bir çiçek oluyor.Bir de dalgalı kesiyorsunuz bildiğimiz gül oluyor.Bakalım nasıl yaptık..
Önce büyük bir su bardağı ile denedim.Daha sonra fincan tabaklarıyla.Boyutu istediğiniz gibi seçebilirsiniz.Keçenin üzerine çiziyoruz.Makasımızla önce çizdiğimiz yuvarlağı kesiyoruz.Bu yuvarlaklardan makasımızı iç içe döndüre döndüre (elma soyar gibi )) bir spiral elde ediyoruz.Eğer düz keserseniz 3.resimdeki gibi elde edersiniz.Alttaki mavi keçeden kesilmiş parça ise yarım daireli şeklinde dalgalı kesim.Bundan asıl istediğimiz gül modeli çıkıyor.Bunları kestikten sonra iç kısımdan başlayarak elinizle sara sara,(arada sıcak silikon sürüyoruz aralarına) gül modelini elde ediyoruz.Resimler daha iyi anlatır sanırım.En son da içine bir inci yapıştırdık mı tamamdır..














 Bu kuşumuz.İki tane olacaklar..Biri gelin biri damat.Ben elimle önce bir kağıda çizdim,sonra keçenin üzerine.Güzelce kesiyoruz.Oynar gözler yapıştırdım.Damata minik bir papyon,geline tülden küçük bir parça ile duvak..




Bu yeni başladığım bir iş..Bakalım bitince ne olacak..

Devamını Oku »

8.Gün Domates Çorbası

  Bizim her güne bir çorba serisi devam ederken 8.'ye gelmişiz.Evet hafta da 7 gün var biliyorum.Olsunnn döne dolaşa aynı çorbayı mı içerelim çocuklara.Tarhana hariç bak.Ona bir şey diyemem her gün içirsek yeridir.Faydalı,vitaminli ve lezzetli..
   Bugün domates çorbası var.Domatesler yavaş yavaş çıkmaya başladı. Burada sera da yetişenler pazarda yerini aldı çoktan.Salça yerine gerçek domatesle yapmayı seviyorum ben.Bugün vaktim çok kısıtlı hemen çorbaya geçelim..

Malzemelerimiz de neler var..

  3-4 adet orta boy domates
  Yarım kaşık salça
  3 tatlı kaşığı un
  2 kaşık tereyağ
   Kaşar peyniri
  Yarım bardak süt
  Maalesef tuz :(


Önce domateslerimizi rendeliyoruz.Rendelenmiş domatesleri ben bir süre pişiriyorum tek başına.



Pişince güzelce ayrı bir tabağa alıyorum.Aynı tencere de dibine tereyağ ve unu koyup kavuruyorum,yakmadan.Yarım kaşık domates salçası ile beraber de az bir süre döndürüyoruz.Biraz renk versin diye salça koyuyorum.İsterseniz kullanmayabilirsiniz.Yine topaklanmasın diye önce azıcık soğuk su koyarak unu açıyoruz.Azar azar sıcak su ekleyerek ardından  pişmiş domates rendemizi ekliyoruz.İyice kaynadıktan sonra indirmeye az bir süre kala yarım bardak süt koyuyoruz.




Sonunda çorbamız hazır.Üzerine de biraz kaşar peyniri rendeledik mi tamam..Afiyetle yesinler de büyüsünler..Tosun gibi olsunlar :))
Devamını Oku »

14 Nisan 2016 Perşembe

7.Gün Rabia'nın Çorbası (Havuçlu,biberli çorba)


 Erzurum'da çalışırken canım arkadaşım Rabia'dan öğrenmiştim bu çorbayı.Sırayla yemek yapardık hepimiz evde.İlk kez Rabia yapmıştı,ben hazır çorbalardan zannetmiştim.Kremalı bir tadı oluyor çünkü.Ellerine sağlık çok güzel yapardı.Ben de artık çocuklarıma yapıyorum.Aynı şeyleri yapmaktan sıkılan anneler için değişik oluyor.
   Bu arada bloglarım hakikaten günlük oluyor.Biz bu çorbayı içtik az önce.Sizler de denemek isterseniz bakalım malzemeler de neler var..

   Bir adet havuç
   Bir adet biber (aman acı olmasın)
   Bir dolu kaşık tereyağ
   Tepeleme iki tatlı kaşığı un
   Tel şehriye


Önce havucumuzu rendenin ince tarafı ile rendeleyelim.Biberimizi de küçük küçük doğrayalım.Ben tabi yine yaklaşık iki tabaklık yaptığım için havucun ve biberin tamamını kullanmadım.Eğer küçük seçtiyseniz tabi ki kullanabilirsiniz.




Daha sonra tereyağı tenceremize alıyoruz.Un ile beraber bir süre yakmadan kavuruyoruz.Bir tarafta az bir soğuk su bulundurun.Sıcak suyu hemen üzerine dökünce topaklanıyor..Kavrulma işi bitince az soğuk su ekleyip,çırpma teli ile karıştıyoruz.Üzerine yeteri kadar sıcak su ekliyoruz.Kıvamı koyulaştıkça sıcak su ekleyebilirsiniz.Şehriyemizi de ilave edip karıştırmaya devam edelim.Dibi tutabilen çorbalardan bu.Hemen arkasından biber ve havucu da koyalım ve bir süre kaynasın.Arada karıştırmaya devam ediyoruz.Biraz da tuz ekledik mi bugünün çorbası tamamdır.








Afiyet bal şeker olsun..

Devamını Oku »