10 Aralık 2017 Pazar

Çikolatalı Toplar (Truffle Toplar) Tarifi

Geçen akşam ordu evine gittiğimizde oğluşlarım bunları pastanenin camında görünce hemen saldırdı.Yoğun çikolatalı göründüklerinden dolayı onlar yerken acaba içinde neler var,nerelerde yapıldı gibi deli sorularla boğuştum tabi.Hafta sonu bir kaç tarif sitesi karıştırdıktan sonra bizim için en idelainde karar kıldım ve bugün de denedim.İşte evde yapılan muhteşem pastane truufleleri :)

Malzemeler
1,5 paket bisküvi
1 su bardağından bir parmak az süt (:))
Yarım su bardağı erimiş tereyağı
Yarım su bardağı toz şeker
3 yemek kaşığı kakao
1 Portakal ya da limon rendesi
 1 yemek kaşığı tereyağ(üzerine)
Üzeri için 2 paket çikolata (ben o meşhur marketlerden aldım,içinde 101 var :) birisini bitter birisini sütlü aldım)Benmari usulu eritilecek.
Önce bisküvilerimizi robottan çekiyoruz.Benim oğlanlar sağ olsunlar mikserin sesini duyduklarında mutfaktalar.Yine her şeye elleri değdi.
Daha sonra eritilmiş tereyağ,süt,toz şeker ve rendelenmiş portakal kabuğunu karıştırarak yoğuruyoruz.
Donması için bir yarım saat dinlendiriyoruz.
Onlar biraz beklerken çikolatayı  küçük bir kaba koyalım.Daha geniş başka bir tencereye de su koyarak çikolatalarımızı benmari usulu eritelim.Eriyen çikolatanın içine bir tepeleme kaşık da tereyağı koyup yeniden karıştıralım..Erimesini bekleyelim.

Asıl zor bundan sonraki.Karışımızdan yaptığımız ceviz büyüklüğündeki toplara eritilen çikolatadan  süreceğiz.Önce bir tepsiye yağlı kağıt koyalım.Bir elimizle kaşığımızın üzerine topumuzdan alalım diğer kaşıklı üzerine eriyen çikolatan dökelim.Bir çatal yardımıyla şeklini bozmadan kaşıktan kurtaralım ve yağlı kağıdın üzerine koyalım.Ben bu kısımda fenalık geçirdim :) Tek tek şekillerini bozmadan uğraşmak zor oldu.

Buraya kadar geldiyseniz tamamdır.:) Sonrasından donması için buzdolabına kaldıralım.Benimkiler iki de bir gidip kontrol ediyor,bir tane bir tane kaçırıyor.Daha sonra üzerine isterseniz antep fıstığı,hindistan cevizi ya da sade olarak tüketebilirsiniz.Afiyet olsun..

Ben kaçar ..Güzel hafta sonum bitmek üzere...İyi tatillerrrr....

Devamını Oku »

7 Aralık 2017 Perşembe

Kaplumbağa Kurabiye Tarifi

Biz bu kaplumbağa kurabiye olayına eğlencesine girdik açıkçası,fakat lezzetinin böyle güzel olacağını tahmin edemedik :) Bir taraftan E-okula sınav notlarını kaydederken bekleme süresinde de bunları yazmaya çalışıyorum..O zaman hemen malzemelere geçelim.


Malzemeler:
250 gr tereyağı (oda sıcaklığında)(margarin de olabilir.)
1 çay bardağı sıvıyağ
1 adet yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
1 paket vanilya
Yarım paket kabartma tozu
Aldığı kadar un (kulak memesi kıvamı)
3 yemek kaşığı kakao
Damla çikolata   
Kürdan    

Margarini ya da varsa tereyağımızı  yoğurma kabına alıyoruz.Sırasıyla yumurta,sıvı yağ,pudra şekeri,yarım pakette kabartma tozunu ilave edip yoğurmaya başlıyoruz.Biraz cıvık bir hamur olacak ama azar azar un ekliyoruz.Sonuç olarak kulak memesi civarında bir hamur elde edeceğiz.    Daha sonra hamurun üçte ikisini ayırıp(yarıdan çoğuna kakao ekleyeceğiz.) diğer üçte birini beyaz olarak bırakıyoruz.Onlardan ayak ve kafa yapacağız.Kalan kısma kakao ekleyip yoğuralım.Bu kısımdan da kabuk kısmını yapacağız.
İşte resimlerle




Resimlerde görüldüğü üzere biz bu kurabiyeyi eğlence amaçlı yaptık :)
Hamurumuzu ayırdıktan sonra 4 adet ayak,bir adette kafa yapıyoruz.Kakaolu kısımdan kabuğunu yapıyoruz.Elimizde iken kakaolu hamurumuzun üzerini kürdanla resimde görüldüğü gibi çiziyoruz.Sonra tepsimize yağlı kağıdı yayıp,önce ayakları ve kafayı yerleştirip kabuk kısmını koyuyoruz.Dağılmasın diye direkt yağlı kağıt üzerinde yapıyoruz bu işlemi.Gözleri için isterseniz damla çikolata isterseniz kakaolu hamurunuzdan küçük parçalar kopartıp ekleyebilirsiniz.



Yaklaşık 26-27 tane çıktı benim hamurumdan.180 derecede 20-25 dk da pişiyor kurabiyemiz.Siz yine de kontrollü bir şekilde pişirin.


İşte bizimkiler.Bir bardak ılık sütle afiyet ile yendi bizim evde..Denemek isterseniz buyrun...
Size de afiyet olsun :)
Bu arada bunlar da bizim Rafi ile Doni .Uzun zamandır bizim evdeler.Hayvanat bahçesine bir adım kalayı yaşıyoruz :)
Devamını Oku »

5 Aralık 2017 Salı

Renkli Kağıtlardan Etkinliklerimiz..(evde çocuk etkinlikleri bilmem kaç :)))

Küçük oğlumun öğretmeni kesme çalışmalarında çok iyi olmadığını ve evde eline makas vererek bol bol kağıt kesmesi gerektiğinden bahsetti.Biz anneler galiba çocuğun eline makas vermeye korkuyoruz.Yani ben korktum :( Bu aralar öğretmenimizin tavsiyesine uyarak makas çalışmaları yapıyoruz.İşte bunlardan iki adet örnek paylaşmak istiyorum..Abimiz ile bol bol ödev yaparken (malum 1.sınıf) Evren Erk'de yanımızda etkinliklerle vakit geçiriyor..
Malzemelerimiz...
Küt makas,şekilli kağıt makasları
Renkli türlü kağıtlar..
Kalem
Yapıştırıcı..

Resimlerde görüldüğü üzere ilk çalışmada aynı zamanda renkleri tanıma da var..Renklerin isimlerini söyletip,(İngilizce ve Türkçe olarak) alt kısımlara küçük küçük kesilmiş kağıtları yapıştırmasını istedim.

Diğerinde bu kez renkli kağıtları çeşitli büyüklerde daire olarak kestim.İstediklerini üst üste yapıştırarak çiçekler yaptık.Kenarlarını ve sapları ise keçeli kalemle çizdik..



Bu yoğun temponun arasında az da olsa etkinlik yapmaya çalışıyoruz.Zaten okuldan gelen çocuk ve anne yorgun oluyor.Bizden bu kadar :)
Bu arada bol bol tarifim birikti ama zamannnnnn yokkkkk.Fazla zamanı olan varsa göndersin lütfen :)
Görüşmek üzere ...

Devamını Oku »

1 Aralık 2017 Cuma

Hoş Geldin ARALIK..

Gündelik hayatın içinde zaman nasıl akıp geçiyor anlayamıyoruz bazen..Pazartesi sendromu yaşayarak başladığımız haftaya,oflarla puflarla devam ederken cuma günü ''Hadi bakalım,herkese iyi tatiller.''derken buluyoruz kendimizi.
Sadece saatler,günler,haftalar mı? Koskoca,doyamadığımız yazı tükettik biz..Güneşin kavurucu etkisinden şikayet ederken doyamadık kaydı gitti takvim sayfaları..Ardından tablo gibi bir sonbahar yaşadık..Bir tablonun içinde bulduk kendimizi.Bir sürü anımızı fotoğrafladık savrulan yaprakların arasında..Bir yanımız da esti gitti sonbahar rüzgarlarıyla..3 güzel sarı renkli ayı da devirdik..
Dün geceden beri biri var kapımızda..Pencere kenarlarından bir uğultu tutturdu,ben geldim demek istiyor gibi sesini duyurmaya çalışıyor..Her ne kadar görmemezlikten,duymamazlıktan gelsek de hissettirmeye başladı burada olduğunu..Biraz aksakallı,kambur soğuk hava üfleyen bir dedeye benziyor sanki..Yakında bembeyaz yorganını atıp kuruluverecekmiş gibi bir köşeye..Ve o örtü günlerce kalacak,can verecek toprağa..Yavaş yavaş uyanışını izleyeceğiz sonra doğanın..Mis gibi çiçek kokacak içimiz.Bir yanımız bahar,bir yanımız bahçe olacak..
Biz farkına bile varmadan o da geçip gidecek hayatımızdan..Bir yılı devireceğiz belki de..
Zaman bu hızla akıp gidiyor..Tutamıyoruz ki..Bazen de offff sıkıldım derken zamanın geçmemesinden yerinde saymasından şikayet ediyoruz..İstesek de istemesek de zamanın çarkında hızla dönüyoruz biz de..
İşte ARALIK...Bir ay daha,tüketmek üzere ömrümüzden geldi..Ne iyi etti de geldi denir ya.Öyle..Seviyoruz Seni..Hoş geldin..
Kışlıklarımız,atkılarımız berelerimiz hazır..İki senedir KKTC'de hasret kaldığımız mevsim..Bizim için çok özel bir aysın sen..Özlemle,lapa lapa yağdıracağın kar tanelerinin hasretiyle bekliyoruz seni..Balkonumuzun tam altına hazır ettik bile biz kardan adam yapacağımız yeri..Çocuklar havucu ben ve zeytini sen  takacaksın rüyalarında..
İnşallah sevindirirsin çocukları...Hazırsak başlasın koskoca KIŞ MEVSİMİ.....



Devamını Oku »

Anaokulu Aile Katılım Etkinliği Örneği (Süngerden kelebek yapımı)

Biz de veli olduk artık :) Öğretmenken aynı zamanda veli olmanın ayrı bir tadı var sormayın :) Çok ciddi bir veliyim ama :)
Son yıllarda artık anaokulu ve kreşlerde ailelerin de okulda etkinliklere katılımı isteniyor.Gerçekten çok hoş bir durum.Çocuğunuzun sizi orada görmesi,diğer çocukların aaaa Evren Erk'in annesi demesi :) Güzel düşünülmüş etkinlikler bunlar..
Bu hafta sıra bendeydi oğlumun okulunda.Bu zamana kadar sayfaya 100'ü geçmiş etkinlik eklemiş bir anne olarak kara kara düşünüyordum ne yaptırsam acaba diye.Maalesef sadece sabahtan iki dersim boş olunca kısıtlı zamanda yapabilecek bir şey bulmak zorunda kaldım..Zamanı geniş olan anneler bence kurabiye yaptırmak çok güzel bir fikirdi.Hayallerimde,hamuru yoğuran minik tombik eller,sonra kafalarda kartondan yaptığım aşçı şapkaları ve kalıplarla kurabiyesine şekil veren çocuklar vardı :) Olmadı :( Siz deneyebilirsiniz..
Biz 1 saatlik zaman dilimi içinde kelebek yaptık evet..Nasıl mı?Ben önce sınıftaki öğrenci sayısı kadar biraz büyük boyda olan renkli süngerlerden aldım.Evde kelebeğin ortasını yapmak üzere siyah simli evaları şekildeki gibi keserek hazırladım.Renkli oynar gözlerden ve süslemek için pullar ve simli yapıştırıcı da hazır edildi.Süngerleri ortadan bağlamak için bir de ipe ihtiyacımız var..
İşte resimlerle KELEBEKLER sınıfının süngerden kelebekleri..






Bir başka etkinlikte görüşmek üzere...
Devamını Oku »

22 Kasım 2017 Çarşamba

Çift Fonksiyonlu Derin Dondurucu

                                                       
İlk önce çift fonksiyonlu derin dondurucunun ne demek olduğu ile başlayalım, zira ilk duyduğumda ne anlama geldiğini ben de anlayamamıştım. Klasik derin dondurucular sadece “derin dondurma” yapıyor, yani içlerindeki tüm gıda ve besinleri -16 / -24 arasındaki bir sıcaklıkta depoluyor. Bunun avantajı, bu sıcaklıkta hemen tüm besinlerin kullanım ömürlerinin son derece uzun olması. Yani yazın dondurduğunuz bir gıdayı, kışın ilk günkü tazeliği ile tüketebiliyorsunuz. Ancak derin dondurma uzun süreli bir çözüm ve kısa sürede tüketmeniz gereken gıdalar için yeterince pratik değil. Aynı şekilde, su oranı yüksek besinler (karpuz, üzüm, vs.) derin dondurma işlemi için pek uygun değil, zira içlerindeki su kristalleşiyor ve gıdanın lezzeti bundan etkileniyor. Bu türden gıdalar için derin dondurucu değil, “soğutucu” kullanmak gerekiyor.

İşte çift fonksiyonlu derin dondurucu modelleri, tam olarak bu işe yarıyor. İstediğiniz zaman soğutma, istediğiniz zaman da derin dondurma yapıyorlar. Bu yüzden, kelimenin tam anlamıyla her besin türü ve her depolama amacı için uygunlar. Ancak, piyasada kaliteli bir çift fonksiyonlu derin dondurucu modeli bulmak oldukça zor. İşte bu nedenle uzun araştırmalardan sonra Uğur Soğutma’ya ait UED 7246 DTK modelinde karar kıldım. Uğur Soğutma’nın bu sektörde 60 yılı aşkın bir deneyimi var ve gerçeği söylemek gerekirse, kayda değer bir rakibi de bulunmuyor. Nitekim UED 7246 DTK’yı birkaç aydan bu yana kullanıyorum ve son derece memnun kaldığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Her şeyden önce, bu bir dikey derin dondurucu model. Yani görünüm ve kullanım olarak klasik buzdolaplarına benziyor. 261 litre brüt iç hacmi var ve en kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli. Derin dondurma, soğutma ve sıfır derecede saklama özellikleri bulunuyor. Besinlerinizi kullanılan moda göre +3 / -24 sıcaklık aralığında depolayabiliyorsunuz. No frost özelliğine sahip olan çift fonksiyonlu derin dondurucu, aynı zamanda A+ enerji sınıfına ait, yani çok az elektrik harcıyor. Ön kapağı üzerinde bir LED ekran var ve tüm ayarları (kapağını açmaya gerek kalmadan) bu ekranı kullanarak yapabiliyorsunuz. Ben Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasını kullanarak satın aldım (https://satis.ugur.com.tr/) ancak Türkiye çapındaki bayilerden de alabilirsiniz. Bir derin dondurucu almaya niyetliyseniz, çift fonksiyonlu bu modele muhakkak bir göz atmanızı öneriyorum, kesinlikle pişman olmazsınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku »

11 Kasım 2017 Cumartesi

Çalışan Anne Olmak..

''Çalışan anne'' kelimeleri bambaşka boyutlar kazandı son zamanlarda..İki yıl aradan sonra çok yoğun bir çalışma hayatına resmen bodoslama dalmış bulunmaktayım..KKTC'de yiyerek ve yatarak aldığım bütün kiloları 4 katlı okulun merdivenlerini tırmanırken zannedersem gramlara bölüştürerek bıraktım :))
İş her ne olursa olsun çocuklarına yeterince zaman ayırdığını düşünen bir anne olarak artık ayrılmamızın vakti gelmişti.İlk 3 yaşın anne ve çocuk arasındaki güvenin oturması açısından diğer bilim insanları gibi önemli olduğuna inanmaktayım.Temel bakım ihtiyaçlarının karşılanması,yemek,uyku,beslenme,güven,sevgi vs..Artık bunların önemli bir kısmını aştık ve okul zamanları..Annenin de işe dönme vakti gelmişti..
Biraz daha rahat olacağını düşünmüştüm fakat iki çocuğun aynı anda yabancı bir şehre ve okula alışma sürecini hesaba katmamışım :(
Tüm bunları aştıktan sonra,her şey rayına oturmaya başladıktan sonra hareketli bir çarkın üzerinde sürekli döndüğümüzü fark ettim.Sabah kalk 6.30-kahvaltıya otur 7.İki çocuk kahvaltısını bitirsin,ikisini giydir ve doğru arabaya :)Servis şoförlüğü,ardından iş kadınlığı,ardından yemekçilik,temizlikçilik vss ne uzun bir döngü..Hayatın kuralı...
Çalışan tüm anneler zannedersem bu hızla dönen çark üzerinde başları dönmeden inemiyor..Cuma gecesine kadar..Hem zorlukları hem de tatlı yanları var tabi ki..Bakalım tercüman olabilecek miyim?
--Çalışan anne olmak herkese göre değilir,müthiş bir denge gerektirir..
--Her bünyeye uygun değildir,sağlık problemleri yaratabilir:))Baş dönmesi,yollarda takılıp düşme,unutkanlık gibi :)
--Akıl,kalp,mantık ve vicdan hepsi aynı anda hareket eder..
--Çocuklarını bıraktıkları için vicdan azabı çekme lüksleri yoktur..
--Ne olursa olsun işlerini çok iyi yapmak zorundadırlar..
--Aynı anda iki karpuz taşımak yerine üç,dört,beş tane bile bir arada taşıyabilirler.
--Yorgun,stresli bir iş gününden gelseler dahi çocuklarının isteklerini yerine getirir,keyifli vakit geçirmeye özen gösterirler.
--Vücutlarındaki genetik kodlar sayesinde :) temizlik,ütü vs işleri de eksiksiz olarak yaparlar.
--Yemekleri akşamdan pişirir,ertesi gün için hazır ederler.Soğan kokusu dolu evde uyuyabilirler :)
--Pratik tarifleri ve önceden hazırlayıp dondurdukları buzlukta bir sürü yemekleri,kışlık hazırlıkları vardır..
--Çok pratiktirler,hızlıca giyinebilir,çok çabuk çocuk hazırlayabilirler.
--Çocuklarına pek hayır demeyi bilmezler :)
--Hiç kimseye maddi anlamda bağlılıkları yoktur.İsteklerini danışmadan da gerçekleştirebilirler.
--Kendini dinlendirebildikleri vakitleri sınırlıdır ama Türk kahvesini nerede olsa gün içine sıkıştırıp içebilirler :)
--Ev işlerini eşleriyle ortaklaşa yaparlar..Biri siler,biri süpürür..
--Hafta sonlarının kıymetini çok iyi bilirler..
--Çocukların hasta olması hızlı dönen çarklarını aniden durdurabilir.İş,güç hepsi bekler,çocuklarını iyi etmek için çırpınırlar.
--Özel günleri atlamazlar :)
--Arkalarında mutlaka onlara destek olan bir anneleri ve eşleri vardır.Bunu hep hissederler..
Valla daha uzar gider bu liste..Bugün 14.000 adım atmış bir insan olarak son  cümlem
---Çok yürümekten ayak ağrısı çekerler olsun..

Çalışan anne olmanın da evde olmanın da güzelliklerini ve zorluklarını yaşamış bir insan olarak hangisi daha zor sorusunu soruyorum kendime..Bence evde olmak daha zordu..
Ne diyelim çocuk da yaparım kariyer de :)
Herkese mutlu günler,çocuklara sağlıklı haftalar..

Devamını Oku »